Problem Çocuk

Nam-ı değer SavaS

Antkart Nedir - Nasıl çıkartılır

Bu yazı Şub 17th, 2008 sularında, Azıcık ucundan kategori altında Savaş tarafından karalanmıştır.

Aylar öncesinden (* antalyada yaşayanlar bilir :) ) antkart diye bir icat gelecek, pasolar çöpe gidecek deniyordu. Ki öyle de oldu. Antkart geldi, minibüs şoförleri pasoları kabul etmeyip birçoğu bizden aldığı parayı cebe indirdi. Bu olay halen de (*minibüsler için) geçerlidir. Minibüs’e biniyorum namıdeğer ANTKART‘ı gösteriyorum, adam aynen şöyle - antkart makinesi bozuk abim çalışmıyor, diyor. Biz de mecburen tam kişi ücreti ödemek zorunda kalıyoruz :(  Emme böyle bir durumda bizim oki (oktaaayyy) ne yapıyor? Şoför BEY’e kafasını sallayıp, (seni şikayet edeceğim dercesine :D )

OKİ : “Tamam abi ben iniyorum.” diyor.

ŞOFÖR : “Hadi gel gel inme minibüsten.”

Böyle bir durumda Oktayise biner minibüse, para vermeden istediği yere gider :D

** Kafayı kullanmak gerek ;) 

Geldi işte antkart bir çok kişinin başı göğe erdi sanırım… Bakalım şoförler daha ne dezgahlar hazırlayacaklar.

“ANTKART Nereden çıkartılır?” sorusuna gelince, bir çoğunuzun doğu garajından binerek gideceğini düşünerekten anlatayım. Şimcik doğu garajından biniyorsunuz tek veya depoo otobüsü/minibüsüne migros’un yanındaki koçtaş’a yetiştiğinizde iniyorsunuz. Yolun gidiş yönüne göre soluna, yani karşı tarafına geçip 100 metre felan yürüyorsunuz. Karşınıza bir topluluk çkınca bilin ki doğru yere yetişmişsinizdir :D

Çok fazla sıra beklememeniz için saat 7 gibi orada olup sıra almanız gerekli :) 8.30-9 gibi giderseniz öğleden sonra ancak alabilirsiniz kartı :P

İşte bir kaç antkart dolum merkezi,
MOTORCU KIRTASİYE
MEYDANKAVAĞI MAH.164/E (GEBİZLİ LİSESİ YANI)
T:313 06 46

EFE İLETİŞİM
100.YIL BULV. 90/1 (UYGULAMA OTELİ KARŞISI)
T:237 03 49

ŞAHİN MARKET
ÜÇGEN MAH. GÜLLÜK CAD.
(ATATÜRK DEVLET HAST. GİRİŞİ)
T:243 56 16

DİNÇER BÜFE
BALBEY MAH. K.ÖZALP CAD. NO:18
(KAPALI YOL, KALEKAPISI GİRİŞİ)
T:241 79 37

MAÇ KAFE
A.ÇETİNKAYA CAD. NO:130/B (HUZUREVİ YANI)
T:322 02 72

NOKTAM BÜFE
ALİ ÇETİNKAYA CAD. NO:42 (TEKPA KARŞISI)
T:313 10 45

SHOPING CENTER
M. KASAPOĞLU CAD NO:4
DEDEMAN PARK OTEL ALTI
T:316 96 43

ANTKART şikayet, istek, bilgi telefonu : 0242 249 40 40

Kaynak: Savaş - problem çocuk

Sayfaya link verin
Forumda yayımlayın
Sitenize ekleyin

Etiket: , , , , , , , , , , ,

Savaş is bir web tasarımcısı olmakla birlikte, php ve html kodlamayı da iyi yapan bir elemandır. Aynı zamanda, lise mezunu olup ÖSS'ye hazırlanan Savaş adında, genç, karizmatik, yakışıklı ve sevgilisini deliler gibi seven bir şahsiyettir.
Yazarın e-mail adresi | Savaş tarafından yazılan tüm yazılar | RSS 2.0

44 yorum »

  1. ıyyyyyyyyyyy iğrenç KİM YAZMIŞ BUNU BÖLE yaa (küçücük) antkartla bu kadar dalga geçilmez

    di mi amaaaaaa şimcik ne demek ? (şimdi) ne bileyim ben :)kusuyom şimdi klawyw battı… rezil

    herifler… çok kusunçsunuz!!!

  2. öske hayırdır çok mu sevdin antkart’ı ? :) Seversin veya sevmezsin o senin zevkin. Bu site de benim bende istediğim şeyleri yazmakta özgürüm dimi ? :D

  3. Ben her ne kadar antkart alsamda gayet gereksiz birşey olduğunu düşünüyorum sırf açtırmak için ödediğimiz 10 ytl artı bide doldurmamız baya tuzluya patlıyor…

  4. süper yazmışsın abı ya demek ıstedıklerımı sen dıle getırmıssın hela olsun sana bırader

  5. Saolasın sevde kardeş :)

    E bana göre gerçekler bunlar ve bende kendimce gerçekleri yazdım. Bu arada antkart alım tarihi geçti mi arkadaşlar bileniniz var mı?

  6. antkart antalyaya m.t. ve antkart özel şirketinin düzenlemiş olduğu bi üçkağıttır başlı başına. toplu taşıma hizmetleri kamu tarafından sağlanır ve her ne kadar özel şirketlere devredilsede ulaşım ücretlerini özel şirketler (antkart) vatandaşa dayatma sistemi ile zorla kart aldıramazlar. anayasada yürürlüğü girmiş bir yasamı ki sen vatandaşa zorla bu kartı aldırıyorsun ? her vatandaş hakkını savunsa bir dilekçe yazıp şikayetini dile getirse ortada ne antkart kalır ne de antkart adı altında vatandaşı sömürmek isteyenler..
    bazı arkadaşlarımız diyorki bu antkart iyi oldu şöyle oldu böyle oldu.. iyi olan yanı sadece vergiden kaçıramazlar.ama vergiden kaçırmayı önlemek için de böyle bir sistemi alet etmek çok saçma..daha farklı ve mantıklı yöntemler uygulanabilirdi..
    mesela araç şoförleri ne yapıyor şu an? kart cihazı arızalı sen para ver diyor ?
    neden ? cebe para indirmek için.. antkart cihazını kullanırsa ona bi faydası olmucak, sadece aylığını yani asgari ücretini alıp oturcak.. ama herkes üçkağıt peşinde olduğu için bu da ayrı bir konu..
    ben her ne kadarda sitemli yazsamda bunlar benim şahsi görüşlerim..

  7. Ayhan kesinlikle sana katılıyorum. Resmen milletimizi zorluyorlar antkart alalım diye. Teşviği geçip işin dozunu arttırdılar. Antalyada 1 milyondan fazla insan var. Bunun 700.000+ sı merkezde ikamet etmekte ve antkart çıkarılan merkezde ise 1 günde maksimum 500 kişiye kart verebiliyorlar bu da cabası.. 700.000 kişiyi nasıl ne şekilde antkartlı yaparız diye düşünemiyorlar sanırım. Hesaplarsak, 1 yılda maksimum 150-200 bin kişi antkart çıkarabilir eee ya diğerleri?

    Mantıklı düşünmek gerek…

  8. Evet Savaş haklısın.Antalyada 1 milyondan fazla insan var ve dediğin gibi merkezde yaşayanlar 700.000 civarı.Ve bunun yarısı anonim kart alsa en az bi 300.000-400.000 emekli ve öğrenci vardır.Bu indirimli kartları neden tek bir kilit noktadan hizmete sunuyorlar ?
    Günde 500 kişilik bir sınırlama çok ama çok saçma :( ben gerçi her ne kadar yazsamda buraya sonuna kadar direnicem ve antkart almıycam !

  9. HESABI BİZE DEĞİL ,BİZE BİLGİ VERİN
    “Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla”
    Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir. Salât ve selâm Allah’ın Resulü-ne, âline ve ashabına olsun.Rabbimiz bizden kabul buyur. Çünkü sen dualarımızı işiten ve her şeyi hakkıyla bilensin.
    “Hiç şüphesiz ki Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (en-Nisa, 4/58)
    Halkamı, işverene mi, belediyecilere mi, derken Ant kart şirketine mi kime? Nasıl? Neyin hesabını vereceğimizi bilemez duruma geldik. Belediye Ant kart şirketi ve araç sahiplerinin şartnameleri anlaşmaları hukuken nedir, ne değildir çok ilgi alanımızda değil. Ne var ki herkesin ve her kesimin muhatabı konumundayız. Halk ile birebir hemhal olan şoför arkadaşlarım adına bizzat ruhsal, psikolojik çöküntüye terk edilmemiz söz konusu olup, aracın kullanıcısı olarak “Trafik ve kurallarına riayetimiz birinci sorumluluğumuz olmalı.
    Tekrarlamak da fayda görüyorum. Öncelikle taşıdığımız yolcular dolayısıyla halk ile birebir karşı karşıya gelmemiz riskli yolculuk yapmamıza sebep. Âcizane istirhamım “kamuoyunun” bir şekilde bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmeleri ve haklarının aranma mercileri kimler olduğu ilgili kurum ve kuruluşların sorumluluğu olmalı. İnsan olgusunun hiçe sayıldığı inisiyatifin yok sayıldığı ve bu zamana kadar taşımış olduğumuz indirimli ve ücretsiz seyahat hakları olan insanların hakları bir an ortadan kalkması, önceden verilmiş hakların meşru olması, bir anda gayrı meşru konumuna gelişini izah edin. Mal sahibi kartları camianın kendilerinin inisiyatifidir. Malıyla köle durumuna gelmesinin izahını, şoför arkadaşımın eşini dostunu, kendi ailesini taşıyabilme hakkını almanın izahını, yolda kalmış biçare mağdur insanların duasını, Allah razı olsun larını, yabancısı ve bilmeden yanlış durakta bekleyen insanı uygun durağa kadar ücret talep etmeden aldığımız ve inisiyatif haklarımızın hiçe sayılmasının izahını, insanın yaratılışındaki fıtratının gereklerini yok sayan bir zihniyeti anlamak mümkün değildir. Cihazın ve sistemin bedelini dayatma suretiyle et ve kemikten müteşekkil insan sıfatı adı altında her kim ise benim tezgâhımdan geçmesi zorunluluğunun adı nedir? Ticaretinizi yaparken ekmeğini yemeği düşündüğün Halkın senin velinimetin olacağı yerde dikteye zulme tabi tutma hakkını kim veriyor? Çağdaş ulaşım sloganı aklını kullan sloganının açılımı dayatma olmasa gerek. Aklını kullanmasına müsaade edin ve ikramınızı sunun bakalım. Tezgâhından geçen den % bilmem kaçıyla camia mal sahiplerini, alaycı üslupla küçük ve büyük baş ………konumuna getirmenin sevincini, şaşalı restoranda kutlarken diğer masalara …….. ikram etmeniz, halkın diline bile düşürülmüş. Bu zihniyet ve tavrı anlayabilene rastlayan olursa kamuoyu ile paylaşsın lütfen.Finansın açığını halka boş kart satarak mı kapatacaksınız.Aklını kullan derken tehdit vari anlamı çıkmıyor mu ?akıllı olmazsan yani…. ytlboş karta vereceksin ,indirimsiz toplu yüklemelerini de yapacaksın ve araçta iken belgeyi de yitirirsen..! Sana birde cezai müeyyide uygularım. haa. Derken vatandaşın aklını başından zoraki alacaksın, sonrada nasıl o aklı kullandıracaksın? Bu sloganı yazarken daha büyük zarara girmemeleri için uyarı ise teşekkür ederiz. Halkın hür iradesiyle kullanacağı bir akıl olacaksa, kartını ikram edeceksen, toplu şatışlar ında indirim uygulayacaksan amenna. İşte o zaman akıldan söz edilebilir, o zaman tercihler yapılır. Demokrasinin gereği hukukun gereği yok sayılmamış olur. Böyle olmaz akıla sığmaz ise, bu halka boş kartlara alınan bedellerin ne anlama geldiğinin cevabını, yüklenecek kartların indiriminin olmaması ve buna benzer meselelerin cevabını verinde akılları ersin ondan sonra aklı kullanmayı da öğretmiş olursunuz.Daha bize yöneltilen eleştirilerden ve cevapta zorlandığımız tepkilerinden hatırımda kalanlar………
    Araç sürücülerini halk ile karşı karşıya getirmeyin ve acil önleminizi alın ve sizlerin günahını bizlere taşıtmayın. Şoförün moral ve sağlıklı bir seyir yapabilmesinin halk ile ve cihazın fonksiyonlarıyla müşkül durumlara sebebiyet vermeyin. Halkı ve otobüs camiasının üzerinden sağladığınız tasarrufun cüzi miktarını ceza kesen kontrolör memurlarını, cihazının başına oturtmak suretiyle sağlayabilirsin. Memurlarını kelle kesenler olarak terör estirmek yerine güler yüz tatlı dille müşterilerini veli nimetin olarak görmeniz âcizane tavsiyem olup, müsaadenizle bizlerde trafik kurallarına muhatap olan sağlıklı sürücüler olalım. Bununla da kalmayıp dalaşmak kavga etmek niyet ve çabalarına zorlanıyoruz. Hakaretlere ve aşağılanmamıza insan olarak hasiyet ve onurumuzu da beraberinde kaybetmemiz söz konusudur. İleride maddi ve manevi gelebilecek olumsuz, nahoş olayların yaşanmaması en büyük arzumdur. Görülen odur ki şu anda bu tür sorunları yaşayan biri olarak ve gelecek zamanlarda daha da büyümesinden endişelerim vardır.
    Takılan cihazların kullanımı ,yasaklanan sigara vb. trafiği tehlikeye atabilecek unsurların başında olduğunu nu ayrıca hatırlatmakta fayda var. Durakların hangi statüye uygun olduğu belirsiz hangisi dolmuş hangisi otobüs belli değil, levhaların araçların no larının çorbaya döndüğü ortamda gövde no su aynı ,aracın otobüs dolmuş olduğunu markasından mı takip edecekler. Aynı levha no su ile farklı yöne gidebilineceği halkın ayrı çilesi, ayrıca belli saatte belli yerlerden geçmek bu şartlarda mümkün değildir. Sisteme her şey yüklenmiş ama hiçbir yönüyle altyapısı hazırlanmamış yollar, duraklar, insanlar, patronlar, çalışanlar ve en önemli gelirin kaynağı olan insanların tamamıyla bir muamma nın içinde olmaları.Adresinizi bir şekilde “kuyruk olan yer “demektense o kuyruğa yakışır bir “levhanız” olmalı ki,insanların güvenlerinde sarsılma olmasın.Açılışlardaki pasta kola ikramından bahsetmiyorum,güven ikram edin.Gün geçmiyorki şoför arkadaşlarım halk ile dalaşmak zorunda kalmasın,herkesin bir çomak sokmasının akabinde,adeta serseri mayına dönmüş bir haldeyiz.Hangi mantık,hangi statü,hangi vicdan,hangi hukuk,hangi yasayla; kimler kimleri sömürecekse?kimler kimlerden rant sağalayacaksa,kimin eli kimin cebindeyse?hiç merakımız değildir.

    Rollerini oynayacak olan kişi, kurum ve kuruluş her ne iseniz renginizi belirtin,samimiyetten resmiyete kadar gerçek yüzünüzü meşru ortamda sergilemek durumundasınız.Sürücü arkadaşlarım adına sesimi duyurmak istiyorum ama işitecek mercinin samimiyetinden eminde değilim doğrusu,çok başlı kazık olduk olmasına ama kimin kılıcını sallayacağımızda meselesi değil.Ama hangi statüde kimin hesabına kimin bayrağını derken kimin siyasetini kimin rant sağladığını bilmekte istemiyoruz.Kaldıkı özel mekanlarda badigartlık yapan güvenlik mensubuda değiliz,tahsilatcı hiç değiliz.Dayatma suretiyle insanları sömürme sevdanıza bizleri hiç alet etmeyin.Yok adına başka birşey diyorsanız bilmem ama halkın hoşnutsuzluğu aşikardır.Neden benimle tartışmak zorunda bırakıyorsunuz.Biz arzuhalcide değiliz,şikayet makamıda değiliz.En önemlisi ben şahsım adınada değil,bütün şoför arkadaşlarım adına bu insanları yıllardır taşıyorken ne oluyorda kavgalara hakaretlere maruz kalıyoruz.Kasisemi hızlı girmişiz,kırmızıda mı geçmişiz,tafiği ve bu insanları tehlikeyemi atmışız?Allah aşkı için bir merci kulak versin,bizleri artık günah keçisi sıfatından men edin.Sürücülüğümüz konusunda trafik ve trafik kuralları dışında nelere muhatap kılıyorsunuz? Bu feryadımı duyan kendini sorumlu hisseden kişi kurum ve kuruluşlaradır acizane seslenişim.Bu kaos ve kargaşa ortamından sürücüleri soyutlamanızı vede sisteminizin başına,diktenizin başına cihazınızın başına adamlarınızı koyun ve halkı bilgilendirip ulaşımının en sağlıklı bir biçim de yapması yönünde yardımcı olmak durumundasınız.Şartlarınızın birer kurbanı olan bu insanlara kolanya ve gül ikramı düşünebilirsiniz. Abartmıyorum;onlarki bizim başımızın tacı,sizinde velinimetinizdir.Aksi halde mahsun ve de mazlum şoför ve halkın yapımcısı olursunuz
    Yazan, düşünen, uykularına zarar veren bir şoförün sesi. Bir mal sahibinin sesi, bir vatandaşın sesi neye sayarsanız sayın hiç önemi yok. Özet olarak hangi pencereden bakılırsa Aracın kendisi ile mal sahibi ile belediyesi ile ant kartçısıyla, trafiği ile en önemlisi halk ile birebir muhatap isem, bütün pencereden bakmakta âcizane ilgilendiriyor. Bilime, ilime dahası insanlık adına her şeye nimete EVET, Zulme dayatmaya, dikteye HAYIR: Teknoloji ve bilim adına değişim insanlığa, devlete, millete hayırlar getirmesini dilerim. Vicdan muhasebesine tabii, şahsi feryadım olarak anlaşıldığını ümit ederken; Trafik makamına, emniyet makamına, belediye makamına, ant kart makamına, mal sahipleri makamına, Halkın makamına ve en değerli “S.S.21 nolu Halk Otobüsleri “idarecilerine sessiz haykırışlarını işiten Allah’ın huzurunda en samimi duygularımla saygılarımı sunar,dik duruşlarının devamı hayırlar getirmesini dilerim. Hesap vermeyin ama bilgi verin bunu hiç unutmayın ki mahzun vede mazlum bırakılan bu insanlar velinimetinizdir.

    Mesutça (özlü) yorum. 01.02.2008

  10. BÖYLE SALAKÇA BİŞİ YOK ZATEN ANKARTÇILAR HAŞERE GİBİSİNİZ…

  11. 80′lik annem’e revamı 09.05.2008 09:17:07
    Durakta bekleyen yaşlı bir teyze.Bir ayağı çukurda derlerya hani, ayakta durma mücadelesi veren bir istanbul hanımefendisi,kibar,nezaket timsali;ve işin garibi ürkek ve titrek bir ses tonu ile;
    -Afedersiniz!Elimde ytl var,binebilirmiyim?
    Direkt olarak ,buyur teyzem,dedim ve ön tarafa güç bela bindi.Artık paranın ve kartın devreden çıktığı andı benim için.İlk ağzından çıkan “Allah razı olsun”du.
    -Sizide güç durumda bırakmış olmayayım?İstanbuldan kızımı ziyarete geldim.ve şehri bir dolaşayım dedim.Daha gelmeden kartlı sistemi duymuştum. Ama endişe ile durağa inmiş bulunuyorum.
    Ve yanındaki bayanla sohbet ediyor ve kulak misafiri oldum.Eşi,çocukları ve aile mensublarının üts düzey asker mensubu olduğunu çok şükür diyerek anlatıyordu.İşte kuralın ve düzenin dışında binmiş olan bu yaşlıyı dinledikçe kendi kendime dedimki bende almasaydım, daha 3-5 dakika sonrası gelen bir aracın sürücüsünün insiyatifine diyeceğim artık bırakmış olsaydım.3-5 dakika o insanın beklemesinin ne ifade ettiğini ancak o yaşa gelirsek anlayabileceğiz.Allah’tan revamı?sizce.
    Kaldıki tüm aile bireyleri bu vatan için ömür tüketmiş ve halen görevi başında olan T.C.mensubu Askerler bu vatanın selameti olsunlar,yaşlı anneleride elindeki T.C.devletinin YTL si ile binebilirmiyim diyecek.VİCDANLARINIZA bırakıyorum.Bu bir istisna değildir.Zulmün ta kendisidir.Dayatmanın bir kurbanıdır.İspatı kameram ve ses düzeneyim olmadığı için belgeleyemedim ama Allah şahidim olsun.
    mesutca(özlü)yorum.07,04,2008

  12. mesutca, gerçekten çok güzel yazıyorsun. Dinin imanın ne olduğunu şaşıracak duruma gelmişler..

  13. arkadaşlar antkart hakikaten rezil bir durum.herkesin toplu parası olcakda dolum yaptıracakta öyle binebilecekler araçlara.Anlaşılan bu antkart uygulamasını başlatan ağalar herkesi kendileri gibi zengin zannediyolar.Bu resmen insanlara karşı yapılan bir faşistliktir.Hem iki kişi bir kartla bindikleri zaman 3.50 ytl alınıyor şimdi bana söyleyin lütfen bu işin neresi akılcı neresi halktan yana neresi doğruluktan yana.Bu resmen insanları enayi yerine koymak ve insanları soymak değilmi.

  14. Burak arkadaşım bizde zaten, resmen bizi soyduklarını dile getirmeye çalışıyoruz. Biri(LERİ)nin buna bir DUR demesi GEREK!

  15. Batı’nın aldatıcı kıstaslarıyla bakıyoruz. Sonra da, İncil’i idam etmek için kurulan sehpada Kur’ân’ı asıyoruz; tıpkı ‘Karakuşî mahkeme’ fıkrasında olduğu gibi:
    Bir hırsız Kadı Karakuş’a gelir ve hırsızlık için girdiği evin sahibini şikâyet eder: “Kadı Efendi, evin penceresi çürükmüş; kaçarken düştüm ve kolum kırıldı” der. Ev sahibi, “pencereyi ben yapmadım, marangoz yaptı” diyerek, işin içinden sıyrılır. Marangoz, “pencereyi takarken, gözüme falanca kadının elbisesi ilişmişti” der. Kadın, elbiseyi boyayanı suçlar. Boyacı da der ki sabahleyin işe gitmek üzere duraktaydım.Gelen toplu taşım aracı “ant kart”ım olmadığı için benim “ulaşım hakkı”mı engelledi.Ben acizane boyacı olduğum için hukuk tan ve insan haklarından bihaberim,aradan yarım saat sonra gelen araca bindim ama işime geciktim,yaptığım işte aceleye geldi, der.Önce almayan aracın sürücüsü bulunur derki
    -efendim bana verilen zulme tabi olma talimatı gereği almadım ve ödüllendirildim bile der.o zaman yarım saat sonra gelen sürücüyü çağrırlar.Sen boyacıyı geciktimeye sebep olmaktan yönetime karşı suçtan 15 gün az gelir der.Kadı “karakuş” hükmü infaz eder.İncili(zülme itaat edeni) idam etmek için kurulan sehpada, Kur-an’ı(zulme taabi olmayanı) asarlar abi.
    mesutca(özlü)yorum.

  16. KERBELA DERS VERİYOR
    Şehitler Efendisi Hüseyin (a.s), ashabını sık sık “yücelik, keramet, üstünlük” vasıflarıyla överdi.
    Ne de yüce ve kerim insanlardı; ne Yezidîlerin vaatleri ve ne de tehditleri, onları yanıltamadı ve haktan ayıramadı. İnsanlık ölçüsü bu asil insanlar, kanlarını, son damlasına kadar Hüseyin’e (a.s) hediye ettiler. Bu tertemiz kanların sahibi yüce Allah’ın sonsuz ve sayısız selamı onlara olsun.
    Kerbela kıyamının insanlık alemine tanıttığı ikinci tür insanlar ise, akıl ve iradelerini kötü yönde kullanan, insanî değerleri ellerinin tersiyle iten, nefsin azgın isteklerine boyun eğerek alçaklığa yönelen ve sonuç itibariyle de insanî kerametten-yücelikten yoksun kalan insan karalaması tiplerdir.
    Tamah ve hırs bineği, bu insan müsveddelerini öyle bir yola sürükledi ki, Peygamber (s.a.a) evladı Hüseyin’i (a.s) ve vefa sembolü yarenlerini en feci şekliyle katlettiler. Bunun doğal sonucu olarak da Allah’ın, peygamberlerin ve imamların lanetini ve de ilahi azabı kazandılar.
    Kerbela, insanlığa iki tür insan tanıttı:
    Keramet, yücelik ve üstünlük sahibi insanlar.
    Alçak, vefasız, kinci, câni ve taş kalpli insan karalamaları.
    İnsan, yaratılışı itibariyle izzete düşkün ve izzet yanlısı bir varlıktır. Her insan, aziz ve saygın olmayı sever; zillet ve horlanmaktan da nefret eder. İzzet ve zillete neden olan şeyleri tanımamak, insanı hataya düşüren etkendir.
    İzzetin manası, “yenilgi kabul etmeyen saygın direniş”ten ibarettir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
    “İzzet-şeref tümüyle Allah’a aittir.”
    “Bilesiniz ki zinazâde oğlu zinazâde (Übeydullah b. Ziyad), beni kınından sıyrılmış kılıç ile zillet arasında seçim yapmaya zorlamıştır. Zillet ise bizden uzaktır. Bunu ne Allah, ne Peygamberi (s.a.a) ve ne de müminler bize yakıştırmazlar. Hem tertemiz ve iffetli anneler ve hem de izzet-i nefsi olan insanlar, alçaklara itaat etmenin yerine keramet sahibi yüce insanların öldürüldüğü meydanı tercih ederler.”
    İslam dini, özgür ve özgürlükçü olmayı öğütlemekte, kimseye ve hatta nefsin azgın isteklerine dahi kul-köle olmamayı emretmektedir.
    Sevgi ve merhamet deryası olan Hüseyin (a.s), gaflet uykusundaki taş kalpli düşmanlarını bile özgürce yaşamaya çağırmakta ve Yezid’in kulluğundan kurtarmaya gayret etmektedir.
    Dünya sevgisi bütün kötülüklerin ve çirkinliklerin başıdır. Dünyaya vurulan bir insan; insanî kerametini, yüceliğini, izzetini, saygınlığını, özgürlüğünü ve hürriyetini kaybetmiş olacaktır. Bu değerleri kaybeden insan da pisliğin ve kötüğün her türüne bulaşacak ve hatta zamanının imamı olan Peygamber (s.a.a) evladını bile göz kırpmadan katledecektir.
    Allah’ım, kalbimizde dünya sevgisine yer verme ve dünya vurgunluğuna karşı bizleri koru!
    Allah’ım, bizleri de Hüseyin’in (a.s) ziyaretçilerinden kıl!
    Şehitler Efendisi Hüseyin’e (a.s) ve insanlık örneği özgür ashabına selam olsun!

  17. ZULMETMEYİN ONLARA
    Allah’ın yarattığı “yok”lar olan çokluktaki hayâl suretleri ile beraberliğin, gerçekte, “ALLAH”la BİRlikte olmakla hiç bir alâkası olmadığını anlatmaya çalışmayın ona! Zulmedersiniz!.
    Bir dinler, beş bildiğini yapar!.
    Demirdir; ateşe girdiğinde büründüğü ateş kırmızılığına aldanmayın; ateşten çıktığı anda, gene demirin soğuk yüzünü görürsünüz onda!.Zulmetmeyin!
    O bu yolda kulluğunu yapacak ve sonrasında da bunun sonuçlarını yaşayacaktır!.
    Kaktüsü gül; darıyı pirinç; dünya adamını Allah adamı yapamazsınız!.
    Zorlamayın… Zulmetmeyin!
    Kokana…..
    Süslenip püslenecek!. Gonca gülken, elden ele gezen solmuş güle dönecek!… Milyonlar vererek kokular alıp, çiçekler gibi kokacak… Açılıp saçılacak; gülfidan bedeniyle gururlanacak… Anasının izniyle, zarını koruyup; her kumara oturabilecek!.
    Zaten güzelliğinden başka sermayesi yok ki; pazarlayabilsin!.
    Beynini almayı unutmuş dünyaya gelirken!.. Müzik, eğlence ve süs! Tüm dünyası bu işte!
    Tahsil, ilim, irfan istemeyin ondan! Zulmetmeyin ona!.
    Gelirken yanında getirmediği şeyi kullanmasını isteyerek; zâlimlerden olmayın!.
    Zeki insanlar vardır… Onlar için önemli olan tek şey paradır!. Çünkü para en ulu puttur!. O puta sahip oldukları sürece sevilip sayılırlar!. Adam muamelesi görürler. O puttan gayrı şeyleri yoktur; onun için de dört elle sarılırlar o puta!.
    Putları dişi verir, sarışını esmeriyle… Yiyecek-içecek verir, envâi çeşit! Mal-mülk verir Karun gibi!
    Doyasıya, patlayasıya yerler içerler; yatarlar kalkarlar!…
    Beyinleri vardır; dedikodudan başka şey bilmezler… Bir sohbete oturduklarında en fazla beş dakika durabilirler dedikodusuz!. İlim mi?… Evet evet, özel şark kilimleri vardır elbette!.
    Öylesine zekidirler ki, kendilerini sağlama almak için kimseye güvenmezler!. Bizatihi tecrübe etmeden hiç bir şeye inanmazlar!.
    Ateşi ellerine almadan, yakıcılığını kabul etmezler! Sağlamcıdırlar ve de şüpheci!.
    Elektriğin çarptığını ancak tutarak anlarlar ve kabul ederler!
    Ölüm sonrası hayatın gerçekliğini ve oraya ancak dünyada iken hazırlanabileceklerini, ölüp de sonraki yaşamı tattıktan sonra denemiş olarak kabulleneceklerdir!.
    Kendi vicdanlarını uyuşturmak için, hacı efendilere, hoca efendilere, şeyh efendilere gidip, el öpüp, nostalji dinlerler; günah çıkartıp vicdanlarını rahatlatırlar!…
    O kadar sağlamcıdırlar bu zeki insanlar ki, kendi akıllarına bile güvenmezler; akıllarıyla rotalarını çizmezler; bir sürüye katılmayı yeğlerler!.Zulmetmeyin!.
    Onlardan akıllarını kullanıp, ilim üzerinde tefekkür edip, geleceklerini sağlama almalarını istemeyin!.
    İnsanlardan kendilerinde olmayan şeyleri istemek, onlara zulmetmektir!.
    Sakın bunu aklınızdan çıkartmayın!.
    Zâlimlerden olmayın!.
    Allah zâlimleri sevmez!.
    Allah, mazlumun da Allah’ıdır!. Koyunun da! Pilicin de!..
    Ezan ulaşmadıysa kulağınızdan beyninize doğduğunuzda; elbette icâbet edemezsin davete,
    Koyunların beyninde davetleri değerlendirecek açılım bulunmaz ki, onlara ezan okunsun!.
    Tüm yeşillikler hepimizin…
    Koruyalım yeşillikleri ve onlardan yararlananları da, koyunları da sevelim.
    Üstaz hulusiyi anıyor,MESUTCA(ÖZLÜ)YORUM.22:14 31.03.2008

  18. allahhhh cezanızıııı versinnn yaaaaaaa tek kelimeyle allah ceznızı versin inşallahhh dilim varsa belanızı da versin dicemmmm…..kime diyorumm tabi ki bu aptalca salakça gerizakkalıca olan bu antkartı çıkartan gerizakalılara sölüyorummm….perişann ettiniz yaaa rezil ettiniz insanlarııı…80 yaşında dedelerimizi,12-13 yaşındakii çocuklarıı çaresizce bırakıpp yollarda bıraktınız…insanları gecelerin bir yaralrı sabahların köründe yürüyerekk işe eve gitmelerine sebep oldunuzz paramızla rezil oluyoruz yaa…..ulan aptallar madem böle bi siistem koyuyusunuzz kartımız hemen elimize verinnn kart almaya gidiyoruzzz yokk nolcak diyoruz 20gün içinde çıkıcakkk peki bu 20 günde noluyoo kartın olmadığı için dolmuşa otobüse binemiyosunn…..umarımm o ufacıkk, insanları soymaktan başka bişeye yaramaıyan beyinciklerinize bunlarıı yerleştirirsiniz…umarımm duyarsınız sesimizii..yada artıkk insanların iyice çileden çıkıpp sizi bi temizzzz döver inşallah da aklınız başınıza gelir…çok sinirliyim çokkk doluyumm…..bide boş karta 10 milyonn alıyosunuz veee zorluyosunuz yaaaa haram olsunnn ya haram zıkkın olsun hattaaa inşallah…

  19. Kardeş! Sen Rahat uyu
    İnne ilahe lillah ve inne ileyhi raciun.
    Kader arkadaşım’a!
    Öncelikle Allah sana Rahmet etsin.Ve kederli ailene sabırlar ve halk otobüsleri camiasınında başı sağ olsun.
    Yıllar varki bu camiada mücadele verdik.Dünyalıktı hep görünenler ve yaşananlar.Asıl olan yurda Rabbim, sevdiklerini mi erken alırmış?Bir şeyde demedin,rabbim seni çağırırken,daha durmak olurmuymuş?Nede güzel bir davete icabetmiş bu gidişin?Müsaade edinde bizde hüzünlenelim gidişine ama isyan etmeden.Daha yeni selamlaşmıştık, camdan camada olsa,mangal yüreğinle samimice.Dava arkadaşım,yine gönlümdesin o asil,dik duruşun yine hayalimde olacak.Rıskını temin için verilen mücadele şehidi.Dün yazmıştım daha “kerbela”dan dersleri okuman nasip olmadı ama “Hüseyni” duruşunla şehadet şerbetini içtin Elhamdülillah.Dava adamlarını Allah böyle ödüllendirirmiş meğer.Selamımızı götürürsün Resule ve ehli beytine, dünyalık sıkıntıları bize bırakarak gitme ahvalimizide Allah’a ilet.
    Allah’ım, kalbimizde dünya sevgisine yer verme ve dünya vurgunluğuna karşı bizleri koru! Bizler daha ne kadar dayanırız,bilmiyorum ama,hatırladığım ve çok muzdarip olduğum önceki yazılarımda dikkati çekmeye çalıştım,halkın zulmüne bizleri ortak etmeyin.Antkartçıyamı? Belediye yemi?Mal sahiplerinemi?İdarecilerimizemi? kime neyin hesabını vereceyimizi şaşırdık.Nelere muhatap kılındık,başımıza inzibatlar da dikildi,onlar bile günah keçisi olarak sürücüleri takibe almak suretiyle halkın zulmünü not aldılar.Bir olan Allah ,Semi ve Basardır.Ruhuna El fatiha
    |mesutca|14.05.2008 01:28:53

  20. “Bıçaklarım su oldu boyuna bilenmekten
    Bitti benlik madenim,her an törpülenmekten” Necip fazıl
    Ruhun seninde şaad olsun ey üstad!
    Duygularıma tercüman olmayı Rabbim sanada tattırmış olmalıki şu anda bizim için tarih tekerrür ediyor.
    Ne yana dönsek tokat yiyor,adeta şamar oğlana dönmüş bir haldeyiz.Artık iştimai ahvalin boz bulanık bir hal aldığı
    kaos ve kargaşa ortamı hakim oldu.Kim kimin arkasında kimin ne söylediği vede gayrı samimi bir üslupla,perde arkasından
    seyretmeyi yeyleyen kişi ve kurumlar,vicdanları körelmiş duyarsız bir okadarda davası ha bir müsveddeler desem ;
    haksızlık etmemiş olurum.Kişi ve kuruluşların gerçek yüzlerini asıllarını, kimden niye saklarlar anlamışta değilim.
    Ant kart arenasından bahis olduğu aşikar değilmi?Halk ile hemhal olan sürücüler ve diğerleri iki kısımdan müteşekkil.
    Mevzu bahis olan konuda “ulaşım”olunca çocuğun adını net koyalım.”Ulaşım hakkı” olanlar ve ulaşımı sağlayanlar;derken araçlardan
    bahsetmiyorum,ki o araçlar da yaşanılanlara şahitlik edemeyen vasıtalardır.İnsan sıfatıyla ele alınca;şoför esnafı ve yolcular.
    “Biz eskiden,su içerdik testiden”günahı ile sevabı ile.Rabbim insanı en şerefli kılarken,insanın hizmetine türlü nimetler de sunmuş.
    Edisona elektrik perdesini kaldır aradan demiş,kaldırmış.telefon perdesini Grambele demiş,Amerika perdesini K.kolomba,
    insanlığa hizmet erlerine görevleri zaman içerisinde ihtiyaç hasıl olunca resuller ve nebiler gönderip son resüle’de “oku” demişti.
    Okumayı bilmediği halde “oku” denilmişti.Yaradanın adıyla oku denilince,Tefekkür idrak ve noksansız sıfatlarını zaten yaratılışında insana
    öz nurundan vermişti.Otomatikman nelere kaadir olduğumuzun farkında olmayan “insan” sıfatının dışında kalır.Vahyin muhatabi insan
    başka insana üstünlüğü söz konusu olabilirmi? İnsan’ın insan’a zulmü de hiç düşünülebilirmi? Dünya sahnesindeki rolleri farklı olabilir.
    Asıl olan mesele, sana verilmiş olan rolün hakkını verebiliyormusun?Oskar film ödüllerinde bazen “kapıcı” bazen “çöpcü”,bazende “dilenci”
    rolünü üstlenenler ödüle hak kazanırlar.Neden?çünki oynadığı rolün hakkını vermiştir de ondan.
    Ulaşım hakkı, en temel haklar olan çalışma, sağlık, eğitim ve kültürel yaşama katılma gibi diğer kamusal haklar ile
    doğrudan ve açık bir ilişki içindedir. Bu bakımdan diğer haklara erişmeye aracılık eden temel bir insan hakkıdır.
    ” Bugün dualar kabul edilecek olsa,Ben duayı idare edenler için ederdim” diyen Fudayl bin iyad(r.a)Kendisi için dua istememiş idare edenler
    iyi olursa halk kazanır.görüşü hepimizde hakim olmalı.Halkın zulmünü de en iyi bilen rabbim,bu insanlara hidayet,halkada sabır ihsan etsin.
    Sürücü arkadaşların da biraz aklı selim davranarak zulme iştirakleri söz konusu olup,bir gün herkes kendi bacağından asılacağını unutmamalı.
    m.Akif’le son verip Allah’a havale edelim.”Doğacaktır sana vaad ettiği günler HAKKIN,Kimbilir belki yarın belki yarındanda yakın.Amin.
    mesutca(özlü)yorum.

  21. mesutca kardeş ancak bu kadar zulme karşı duyarlılık gösterilir.tebrikler .kalemine kuvvet,aAllah toplu taşım sürücülerinin ve mazlum halkın yanındadır.

  22. EKREM KARDEŞ !
    ALLAH SENDEN RAZI OLSUN.
    BU FAKİR,İLİM VE TEKNOLOJİYE KARŞI DEĞİL.
    İNSANLIK ADINA HER NE OLURSA OLSUN,ALLAH İLE KULUN ASASINDAKİ PERDELERİN KALKMASI SONUCUDUR,VE İNSANLIK ADINA HER NE AÇIĞA ÇIKMIŞ İSE NİMETTTİR.
    NİMETE İSE ŞÜKÜR EDİLİR.
    AMA NİMETİ KÜLFETE DÖNDÜRMEK,ZULME DÖNDÜRMEK ÇABASI HAKİM İSE ŞÜKRÜ KÜFRE DOĞRU GÖTÜRMEKTİR.
    ANT KART IN ADI YOK İKEN,”AK-PİL MUHATABLARININ TELAŞI”DİYE YAZIMI PAYLAŞMAK İSTEDİM.UZUNCA OLDUĞU İÇİN AYRI ELE ALACAĞIM,İNŞALLAH.

  23. AK-BİL MUHATABLARININ TELAŞI
    Câbir (r.a.) rivayet ediyor:
    Ben Mîrac gecesi, [Kudüs'teki] Beytü’l-Makdis’e götürülüp döndüğümde Kureyş beni yalanlayınca, ben Hicr mevkiinde ayakta durdum. Allah Beytü’l-Makdis’i gözlerimin önüne getirdi. Ben de ona bakarak özelliklerini onlara anlatmaya başladım.
    Bu hadisten birçok önemli gerçeği çıkarmamız mümkündür. Birincisi: Ce-nab-ı Hak, yolunda olan sevgili Habibine her zaman destek olmakta, müşriklere karşı onu mahcup edip güç duruma düşürmemektedir. Nitekim burada da olduğu gibi son derece zor bir durumda olduğu anda aradan perdeleri kaldırıp Bey­tü’l-Makdis’i gözünün önüne getirmiştir.
    İkincisi: Mucizeler, ilmî ve teknolojik gelişmelerin son sınırını çizmekte, insanlara ideal ufuklar göstermektedir. Bir yönüyle mucize, onların benzerlerini yapma noktasında bir teşvik kamçısı vurmaktadır. Bu, peygamberlerin sadece manevî yönden değil, maddî yönden de rehber olduklarının delilidir. O halde bu mucizeden bir kısım gerçeklere menfez bulmak mümkündür. Resûlullah, Bey­tü’l-Makdis’i karşısında görebildiğine göre eşyayı ses ve görüntü olarak nakletmek mümkündür. Bugün eşyanın görüntü ve ses olarak nakli televizyonla gerçekleştirilmiştir. Ama mucizeye yetişmek mümkün değildir. Çünkü televizyonda arada bir araç vardır. Mucizede ise hiçbir araç kullanılmamıştır.
    Zamanı tanımaktan maksat da, çağın şartlarına göre hareket edebilmektir. Yâni ilimde, teknolojide, faydalı olan herşeyi almada çağdan geri kalmamaktır. Islâmî hizmetlerde de çağın şartları dikkate alınmalı, Islâmın bilhassa asrımıza bakan hakikatleri nazara verilmelidir. Çünkü Kur’ân her asra hitap etmektedir.
    istikâmetten maksat ise akıl, öfke ve şehvet duygularını istikâmette tutabilmek, her türlü aşırılıklardan korumak; aklı hikmet, öfkeyi şecaat, şehveti de iffette muhafaza etmektir. Bu üç ana duyguda olduğu gibi, insan her türlü işinde de istikâmeti muhafaza edebilmelidir.
    İşte hadiste anlatılan bu üç kimseye Resûl-ü Ekrem (a.s.m.) düa etmekte, onlara Allah’tan merhamet dilemektedir.
    Kur’ân-ı Kerimin Yahudiler Tarafından Öldürülmek İstenilince Semâya Kaldırılışı: Açıklaması:
    “Bir de, onların (İsa’yı) inkâr ile kâfir olmaları, Meryem’in aleyhinde büyük iftira atıp söylemeleri,Biz, Allah’ın Peygamberi Meryem oğlu Mesih İsa’yı, öldürdük! demeleri sebebiyledir ki, kendilerini, rahmetimizden kovduk)
    Halbuki onlar, onu öldürmediler, onu asmadılar da.
    Fakat, (öldürülen ve asılan adam), kendilerine (İsâ) gibi gösterildi.
    (Zâten ve) hakîkatan (İsâ ve onun katli) hakkında, kendileri de, ihtilâfa düşüp kat’î bir şek ve şüphe içindedirler.
    Onların, buna (Onun katline) âid hiç bir bilgileri yoktur.Ancak (kupkuru) zanna uymaktadırlar.
    Onu, yakînen öldürmemişlerdir.Bilakis, Allah, onu, yükseltip kendisine kaldırmıştır.
    Allah, mutlak Galib’dir, yegâne hüküm ve Hikmet sahibidir.
    Keşif mi, İcad mı?
    Amerika’yı keşfeden adamın, o kıtayı kendisinin vücuda getirdiğinden bahsedilemediği gibi; aynı şekilde elektriği keşfedenin de elektriği icat ettiği iddia edilemez… Bütün ilimler bu kainatta mevcut olup, alimlerin vazifesi sadece bu ilimler üzerindeki perdeyi kaldırmaktan ibarettir.
    1400 ve 2000 kusur yıl önceki Hz.Muhammet (s.a.v) mirac olayı ve Hz isa nın göğe yükseltilmesi olaylarını,anlamak faziletlerini idrak ve hikmetler çıkarmak.Evet yine teknoloji penceresinden bakarsak şu anda insan oğlunun geldiği ve sergilediği ilim adına IŞINLAMA gibi çaba içindeler.Neden bu uğraşlar insanlığı nereye kadar,ne zamana ve hahgi makama vede nereye götürmenin çabasındalar?oda belli değil.Belkide insanın hala doyuma ulaşamaması tatmin olamaması ilimle akılla ALLAH ha bizzat ulaşana kadar tatmin olmayacak belkide kıyamete kadar arayışta olan insan Kıyamette mahşerde Dünyadan ahirete yolculuğu okuyup idrak edip inansa, belkide bu uğraşlarının oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu icadlarının ve buluşlarının neticesinde görecekki asırlar ve nice bilim adamlarınında kaynağını yine yaratandan aldığını o zaman daha iyi anlayacaklar.Hakka yaklaşmanın bir birer tezahuru olan bu teknolojik buluşların Aklı sahibi olan insanın Allah la arasındaki perdelerin kalkması olarak düşünmemiz gerekir. Böyle düşünüp idrak ederken Ayan beyen adım daha yaklaşırken Allaha, ilimlede bilim ve teknoloji ilede olsa bu akıl sahibi insanı imanen daha büyük hazza ulaşması ve dahi dahada tevekküle sürüklemesi gerekmezmi?Bu teknoloji ürünlerinden faydalanmak bir nimet olarak algılamak gerekmezmi en azından bu ilmi sunan insana teşekkür Allaha teşekkür anlamı taşımazmı?Cevaplar Evetse Telaşa endişeye mahal yoktur.Nimete şükr edilir.küfr edilmezki…İşte yine başa dönersek isa nın göğe yükseltilmesi,Hz muhammadin mirac hadisesi bu açıdan önem taşıyor ve günümüz insanına bir şekilde ışık tutuyor.Bu mucizeler den feyz alan insan ilime ve bilime yönelirken ilhamı yine rabbinden alıyordu.Ozamanlardıki Allah İlk vahyindeki “oku”emrindende idrake yansıyan konu bu idi.Çünki “oku”denilirken yazılı bir metin yoktu,olası bir metni okuyacak olan muhammed te okuma yazma bilen değildi.Tekrar 3 defa ısrar edercesine “oku” denilmesi ne ifade ediyordu. Ve arkasından izah edercesine ip uçları vererek alemi okuması, yaratılışının hikmetini okuması söyleniyordu.Ve rabbin okumanı sağlayacak olan ilim ve hikmet sahibidir diyerek,”oku”masını o seçkin kuluna öğretti.o resülde hikmetini ilmini aldığı hakkın yardımıyla hikmet keramet ve mucizelere muhatap kılınan Resule sonradan bu öğrendiklerini anladıklarını kullarımada öğret emriyle devam eden vahiy geliyordu.Tabiki kulların “vahiy”olayını bile idrak edemedikleri zamanlarda resulün ne zorluklar çaktiklerini bari tahmin edersiniz.Ve inanalarda dediki halende inanan şu zamanın insanları halen duasındada tekrar ederki Ey Allah’ım muhammede vaad ettiğin “makam-ı mahmud”a yükselt diye dua ederler.makmı mahmudu idrakte zorlanırız ama ikrar ederiz.İnanmayanlarda boş durmadılar tabiiki kovulmuş olan şeytanin askerleriyle işbirlikci idiler.Onlarda kendilerince nefislerinin pençesine esir düşmüş halde yaşarken bir okadarda Allah’ın seçilmiş kulu Alemlerin yaratılma sebebi ve insanlığın kurtuluş veslesi olan Hz.muhammed e ve o misal tüm peygamber ler ve resuller de türlü işkencelere maruz kalıyorlar insanlık adına “nimet”olanlara şükür yerine küfrü tercih edmek ne kadar akla uygun değilse.teknoloji adına insanlık adına nimet olan cihazlardada şükür yerine küfrercesine telaşa kapılıp endişelere düçar olmakta bir o kadar küfür sayılır.Eskiden inanmayan kavimlere helaklar ve türlü musibet sunan rabbim neden komple bütün insanlığı helak edemezmiydi?Bu Allah içinde kolay olurdu.Ama sadece o peygamberin kavmine gelen helak diğer kavim ve isanlığa gelecektede ışık tutması dersler alınması içindir ki idrak eder anlarsınız diye.Hakkına razı oldun başkasının hakkına riayet ettinmi? saatine uydunmu zamanında geçmen gereken yerden geçtinmi?idareciler,mal sahibi olanlar ve çalışanlar olarak camia daki her kademedeki insanlar birbirlerinden eminmi idiler?Patronuna,çalışanına,idarecilerine,velinimetin olan yolcularına,ailene kazancını sağlarken helalin haramın hesabını yaptınmı?Vatanın ve milletin selameti için yükümlülüğünü yerine getirdinmi?Samimiyet ve ihlasla çalıştığını söyleyebildinmi?Kalbinden geçenleri ve eylemlerinin “asıl kamera olan”Allah olduğunu idrak ederek çalışma sergiledinmi?Sıfatın ve makamın ne olduğunu ve gerklerini yerine getirmek şuuruyla vicdan muhasebesini yaparak bir an dürüst davran ve kendine bu soruları öncelikle muhatap kabül etme karaklığını gösterip doğruları söyleme yönünde cevabını verebilmisin.”EVET”dersen bu teknoloji sana nimettir.”HAYIR dersen yine nimettir.Bazılarına Evet bazılarına hayır dersen yine nimettir.İyide sorun nerede? dersen ve halen idrak edemediysen bu nimetler senin helakın olsun,bu nimetler senin bela ve musibetin olsun, geçmiş kusurlarına kurtuluş vesilesi olsun.İdrak edebildin ise hazzını yaşayıp daha takvalı hal üzere daha nelere kadir olan insan güç ve kudret sahibi ilim ve hikmet sahibi olan o rahmana o rahim olan,ve rezzak olan Allah’a yaklaşmasına vesile olan cihazlar endişeye de mahal bırakmazlar.diye düşünen ve kaynağını Kur-an ve sünnet ten alan fakirin görüşleriydi yanlış anlamaktan ve anlaşılmaktan ve yorumlamaktan Allah’a sığınırım.Her şey insan için ve insanlığa hayırlar getirmesini dilediğim Ak-bil ve her ne ise adı ve işlevi inanıyorum.Özünü bozacak olan şeytanın askerleri tarafından tehrib edilmesinden yine Allah’a sığınalım,teleşa mahal vermeyelim.Doğacaktır sana vaad ettiği günler hakkın diyen,Hakkıdır, hakka tapan milletimin İstiklal.Diyen şairin kurtuluşunu anımsatan her ne tür kurtuluş olursa olsun hakka tapanların olsun.Çünki onlar Haketmişlerdir.Hakkın yolu hidayettir selamettir.
    Fazla kaygılanma. Senin için takdir edilen olur, rızık olarak yazılan gelir. MESUTCA(ÖZLÜ)YORUM.02:21 26.05.2007

  24. UYARI!
    mesutca(zlü)yorum. diyerek ,”google”den arama yapılırken,
    BU SİTE ADRESİ TIKLANINCA,SAYFAYI AÇMADAN ÖNCE mesutca(özlü)yorum’un yanındaki devam eden başlıklar da BANA AİT OLMAYAN İBARELER YAN YANA GELMİŞTİR.
    MESELA;
    |mesutca(özlü)yorum|. mafya usulu ile çalışan belediye istemiyorum, 10.05.2008 10:25: … |mesutca(özlü)yorum|. allah cezanızı verecek, 08.05.2008 19:39:51 …

    GİBİ.
    SİTE DEN VEYA HER NEDENSE ÖYLE YAZILMIŞ.
    SAYFA AÇILINCA ÖYLE OLMADIĞI GÖRÜLÜYOR.
    “KEMAL KORKMAZ” ARKADAŞIM VE “MAĞDUR” İSİMLİ ARKADAŞIN BAŞLIKLARI “mesutca(özlü)yorum muş gibi algılanmasın.ilgililere duyurulur.şimdiden teşekkür ederim.

  25. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
    Hamd Allah’a ,Salat ve selam Rasüle ve ehl-i beytine olsun.
    Bu camiaya öncelikle manevi eğitimin verilmesi diye başlayan,zaman ile teknoloji eserlerinin nimet oluşundan,
    akabinde insanların telaşa düşmeleri,derken nimetin külfete dönüşmesi,alt yapısının tamamen hazır olmaması ,
    insanların dağişik amaçları ve çıkar ilişkilerinin toplam bileşkesi halkın ve taşımacı esnafının mağdur oluşu ve
    zülm gördüğü yönünde dikkate çekmeye çalıştım. Kargaşa ortamına,küçük operasyon diyebileceğimiz asayiş mensuplarının olaya bir
    şekilde müdahaleleri sonucu “halk ile teknoloji harikası cihazların”uyumu %80 çözülmüş gibi gözüküyor.Artık birçok insanların
    nakitle binebileceği çözümü getirildi,sürücülere verilen yüklü kartlar sayasinde.Belki geçici tedavi,belkide “insan”ların tercih hakkı olarak
    bilemiyorum,ama sevindiren tarafı “ulaşım hakkı”iadesi sözkonusu idi.Kimin yanlışını kimler ödedi?kimin haklarını kimler çiğnedi?
    olan olmuş ,bedeller ödenmiş ,açılması gereken sayfalar açılmadan kitaplar raflara kondu bile.Kalan sağlar bizimdir.Kim bunlar,
    savunmasız olarak nitelendirebileceğim “öğrenci” çocuklar vede bedenen yaşlanmış ,vede dermanı olmayan
    “emekli”statüsündeki yaşlılara yönelik kartlanmalarının ,aksi halde tam ücrete tabii olacaklarının hatırlatılması.
    Gelin şimdi %20 lik bu sınıfı ele almaya çalışalım.Teşbihte hata yapmaktan yanlış yorumlamaktan yine rabbime sığınırım.
    Çocuklar “dünya” hayatına ve yaşlı takati olmayan emekli leri “ahiret” hayatına hazırlıklarını yaparlarken, nasıl bir insan modeli ile
    bu kuralları hayata geçirir,önceki gurupların çektikleri muammayı tattırmadan bu aciz insanların en az zarara uğramaları sağlanabilir.
    Tefekküre ve vicdan kavramları insan sıfatından kaldırılıp,bizlerinde “robot”laşması ile mümkündür.Aksi halde ailesinden aldığı
    simit parasına göz dikmek vermesi gereken üçretin fazlasını çocuğun elinden al alabilirsen,vicdan ve merhamet sahibiysen.
    Taze beyinleri ve ülkenin geleceği olan bu çocuklara acaba neyi aşılamış oluruz.İman ve inanç unsurlarınıda hiçe sayan rahmetin
    ve duanın erdeminde olan yaşlılara hangi kuralını uygulatıp,mana alemine gönderecegimiz kazançlarımızıda heba ederek,materyal
    kazancımızı doyuma ulaştıracağız?İki cihanda az zarar görmayi rabbimden niyaz ederken şimdilik veda edelim,ve hayata 5 dakika ara verelim.
    Çözüm önerileri olarak……………….
    Allah ,ümmeti olduğumuz “Muhammad”e salat ve selam etsin.Amin.
    mesutca(özlü)yorum.18,05,08/03,05

  26. TEŞBİHTE HATA YOK İSE
    Derler ya hani “teşbihte hata yok tur”diye, söyleyene değil söyletene bak ta derler. Bu mecazların yakıştırmaların birde sınırı olmalı değimli? Kerem ile aslı nın aşkları efsanedir. Dağları delen kerem, aslıyı elde edemediydi hani? Böylesine bir destansı aşkı ders olarak okuturken dersin statüsüne göre değişik anlamları mı olmalı? Sevdanın ve samimiyetin ispatı içinse aşarsın, kavuşama sanda… ilmel yakin den aynel yakine, sonunda hakkal yakine erersin. Asırlardır kavuşmalarını da sağlayamazsınız, fakat hakkal yakin i anlayabilirsiniz. Teşbihen “aslıyı elde edemedi” dersen, sınırı aşmış olursun. ilmel gördü sevdalandı, aynel şartları kabullendi. Hakkal yinede kavuşturmadılar, sonunda sevdanın destansı aşka dönüşme süreci…
    İki arkadaştan biri, yıllar önce galata köprüsündeki direklerde “zincir halka” var der, diğeri de yok der ve 5 lirasına iddiaya girerler. Hakikatte var olan halkayı yok diyene, fotoğrafta gösterilir. O yine yok der, canlı olarak yanına gider gösterirler o yine yok der.
    —arkadaş şu elini ver şu zinciri tut bakayım derler, tuttururlar; arkadaşı cebinden 5 lira çıkarır var diyen arkadaşına verir,-iddiayı kaybettim de diyemez ama hala “yok” der. El ile de tutsan, hakka ermek istemez isen… Eremezsin.
    Bahis edilen kıssalardan hissemize düşene bakılınca, teşbihin boyutu hataya doğru seyrededursun, görünen köyede kılavuz gerektir, dostlar. Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüz mü? Doğru bir kılavuz hakikate götüren bir kılavuz olmalı. Kerbelâ daki hüseynin küfeye yürüyüşünde, hakka yürüyüş var idi. Zulme boyun eğmeyen, davası uğrunda canından geçen HAK davasını ve hakikat güneşini kılavuz ediniyordu. Zulme tabi olmayışı, aç susuz bırakılması ve şahadeti; şeklen bakılınca kaybedenler idi. Manen bakabilenlere ne kazandıklarını Allah’u âlem ikram etmiştir.
    Tarihler 14 asırdan sonra yine bir zulüm sahnesine konu olurken, doğması beklenen bir çocuktan bahsedilir. Tabiî ki yakıştırmadır, bu konu edilen çocuk… teşbihya bu beklenen çocuk… Hani teşbihte hatasız olan bu çocuk., Ha geldi ha geliyor ya bu çocuk, anası belli, anası dellenmiş bu çocuk.
    Bu veledi zina gelmeden hazırlığımızı yapalım mı? Ey akıl sahipleri. Öncelikle bizleri o doğuracak anadan eylemesin rabbim. İnanmıyorum ki o ananın rızasının alındığını. Bir şeyler bile vaat edilmeden, evlenmeyi bile teklif etmeden, elini, kolunu bağlayıp gözünün içine baka baka ve zorla sahip olsunlar… Sonrada deyinki ,tecavüz kaçınılmaz ise zevk almaya bakın ;o anı yaşamaya bakın. O ana Allah lanet etsin.
    Asıl doğmamış çocuğa yazılan mektup önemli ileride o mektubunda neyi okutacaksın? Onun endişesini taşımamız gerekirken, doğacak olan çocuğun, kör mü? Topal mı? Olduğunun önemi yok. Şeklinden ziyade, garı meşruluğu ve veledi zina olduğu aşikârdır. Ne vatana ne millete hayır getirir, bir tür bağımsız olan bu çocuğu şahsım olarak merak etmeyen, mesutca(özlü)yorum.dur.

  27. mesutça gardaş bizler senin gibi mücadele etsek senin gibi haykırsak birlik olsak bir çok şeyi düzeltebiliriz.bir kilo una bir klo pirince oy veren bu zinniyeti yok etmek lazım.neden çıkarlarımız hep ön planda oldugu için bu günlere geldik.mesutça gardaş seni takdir ediyorum duyarlı birisin sen sadece kendini degil. bu halka çektiren zihniyete haykırıyosun.antalya da bir çok insan bence sana teşekür ediyordur.buna eminim.ALLAH MAZLUM HALKIN YANINDADIR.SİZLERİN HAKKI ÖDENMEZ ÇEKTİKLERİNİZİ SİZDEN BAŞKASI BİLEMEZ.HALKA ÇEKTİRENLERDEN MUTLAKA HESAP SORULUR .YA BU DÜNYADA. YADA ÖBÜR DÜNYADA

  28. ANTKART ve birisi
    Akşam internette gezerken,halkın zulme uğradığı “antkart arenası”nda Allah rızası için nelere dikkat çekilmiş diye tıklayınca bir gazeteci yorumuna rastladım.
    Başlık olarakta “ANTKART ve ben!.” demiş.Kendi camiasını topa tutan tavırlarıyla başlamış, kendinide adeta soyutlayarak.Halk için,yaşlı için,dolmuşçu ve devlet için hayırlı proje vs. dostu olan merhum’a rahmet bile okumadan Kaleci M.Ali nin eski ve yeni gelirini dinlemekten ibaret bilgi sahibi birisi.Bari o şaşalı yere giderken halk ve Ant kart basın toplantısı denilen vede 2,5 saat süren toplantıya Olaya vakıf olma adına, bir toplu taşım aracına binseydin, gerçekleri bir az olsun görürdün.Kaldıki hiç kullanmadığın vede Amerikadan dahi haber edindiğin 2012 yılında geçilecek olan bu sistemden vb.bilgileri sadece dedi dediler diye kafasına sokmuş veya not almış birisi.Ya Amerika ya hakaret ediyor,veya bizim Antalya mızla alay ediyor.”Ayranı yok içmeye, at ile gidiyor tuvalete”Bir araştır bakalım ayranı olan kim?At ile giden kim? Uzaktan yakından alakası olmadan kulaktan dolma halkın adına,mal sahipleri adına,devlet adına hayırlı olduğunuda yazan birisi,toplantı öncesinden hiçbir etüd çalışması da yokken toplantı sonrası da boşa vakit harcayan birisi. Haddi aştığınında farkında değilken, eski sistemin kalkmasıyla ,”hasılatın büyük bölümünü götüren şoförler” de tabiiki isyanda derken o camia soförlerin “hırsızlık” la itaf ettiğini hakarete maruz bıraktığını sana hatırlatırlarsa tazminatının seni özel aracından koparabilir,işte o zaman “HALKIN VE SÜRÜCÜLERİN” isyanını duyarsın.Özür dilemek,bilgin olmadığı için, yanlışlarından dönmekte erdemdir.Bu zamana kadar alt yapısının tam hazır olmadığı hakkında neye vurgu yaptın?halkın sokaklarda hiçmi rezaletine şahit olmadın?Eğitim,öğretim,sağlık,seyahat vb.insanların tüm sosyal haklarının en başında gelen “Ulaşım hakkı”bir şekilde engele takıldığını neden yazamadın?Kendi basın camiasındaki meslektaşların heybelerini arkana at bakayım.Şimdi kendi heybeni önüne koy ve içine bak bakayım.Teknoloji nimettir,nimete şükredilir,nimeti külfete döndürmek zülümdür.Nimete şükür yerine küfür hakim oluyor sen hariçten gazel okuyorsun.
    Allah rızası için seni seviyorum,başkalarının rızasına göre değil ,sende Allah rızası için Hak ve hakikatleri yazarsan,yapanlardan ve yaptırandan ziyade Allah senden razı olsun,diyorum.Mesutca(özlü)yorum.

  29. AMPUL PATLAYACAK BAKALIM ANTKART CILAR NE YAPACAK?

  30. *************** A L I N T I L A R************
    *Ayrıca şoförler “Ya siz gelene geçene indirimli kart, öğrenci kartı dağıtırsanız? Nasıl güveniriz size?” tarzı güvensizliklerini de belirtmiş.

    *Günde toplam ne kadar hâsılat olursa onun %8’i bizim kasamıza girer. Bir kısmı belediyeye gider ve kalan da şoföründür.

    *Ayrıca şoförler “Ya siz gelene geçene indirimli kart, öğrenci kartı dağıtırsanız? Nasıl güveniriz size?” tarzı güvensizliklerini de belirtmiş.

    *Zımbırtı LTD.ye verseydi ihaleyi [tabi daha düşük kesinti yapan bir şirket vardıysa] o zaman belediye şoförlerine daha iyi davranıyor olurdu.)

    *(Tabi ihaleye şoförler değil belediye girdiği için,bu konuda şoförlerin belediyeye kırgın olması gerekebilir,

    *Eğer şoförler size ‘bozuk’ ‘devre dışı’ gibi bahaneler uyduruyor ise tam olarak bundan kaynaklanıyor.”

    *Öte yandan şoförlerin ve belediyenin paylaştıklarının yanına şimdi bir de Antkart A.Ş. geliyor.

    *Bunun da bir gelir kaybı olması şoförler açısından isteksizliğe sebebiyet veriyor.

    *Şoförler bundan böyle tüm yolculara fiş vereceğinden, ne kadar kazandıkları sisteme girilecek.

    *İyi de şoförlerin bu sistemden bu kadar nefret etmesinin sebepleri neler? Bir defa eskiye alışkanlık vardır mutlaka.

    *Şoförleri taktırmamak konusunda gaza getiren “iptal edilecek” dedikodusu yayana en büyük suçun atılması ise en doğalı.

    *En başta validatörü taktırmamakta inat eden şoförlerin suçu tabii ki.

    *Söz gelimi hangi şoför saat kaçta sürmeye başlamış, kaç tane öğrenci bileti, kaç tane tam, kaç emekli, kaç ücretsiz, kaç kişi peşin para
    karşılığı bilet ile vs

    *E-posta adresiniz (bende saklı kalacak)
    diye “ant kart gezintisinden alıntılara istinaden.

    Selamün aleyküm!
    Allahın Rahmeti ve Bereketi Üzerinize olsun.
    Bu en son ibarenizle başlamak ,Hak ve Hakikatlerin saklanamayacağını en iyi bilen,semi ve basar sıfatıyla Allah’a aittir.
    Dahası Eşrefi mahlukat olarak yaratılan ve insanı 99 ismine muhatap kılan Rabbim yeryüzündeki halifem dediği insanı öz nurundan yaratandır.
    Mesutca(özlü)yorum. diye kendi çapında doğru bildiklerimi,kavrayabildiğim kullanabildiğim ölçüde düşünen ,konunun özünü ve sonrada özlem halinde
    tezahurunu ifade etmeye çalışırken,Rabbi şirahli duasıyla dilimdeki düğümü çözmesi için vede yanlış anlaşılmaktan ve yorumlamaktan hep sığındığım
    adres olan Allah’a hamd eder,Rasulünede salat ve selam olsun; diyen aciz bir kul olma sevdasıdır, başka bir şey değil.Dünyalık nimetlerden istifade
    ederken acizane “şoför” sıfatımla nelere kadir olduğumuz vede ne büyük bir rol oynadığımızın farkına varıyorum.Allah ,sizden ve tüm eleştiren insanlardan
    razı olsun.Ne kadar sıkıntı, o kadar nimet eyvallah.Asıl olan sıkıntı yerine muhatap olmamayı ümmeti olduğumuz Muhammet s.a.v.şefaatıyla kurtuluruz.
    Buradaki sıkıntılar geçer,kaldıki Resulün ve ehli beytin sıkıntısı yanında bizlerinkisi malayanidir.
    “Şöförün Maslahatı” dersem yerinde olacak.Maslahat sözcüğü selühe, sâlih sözcüklerinden türemiştir.
    Salih olan, iyi olan demektir. Allah’u Teala bir çok ayete salih amelin yapılmasını emrediyor.Nimetleri külfete döndürmeden,
    ‘Gayeye ulaşmak için haram vasıta hiçbir zaman helal olmaz.’ Temiz gaye veya maslahata (mubah, mendub ve farz) ulaşmak için helal ve
    temiz vasıta kullanmak farzdır. “Pislikten ancak pislik çıkar.” (Araf 58)
    Daha birilerinin halen bunun bilincinde olmamalarını şaşkınlığıma verin.Maslahata muhatap olmayanlarıda ancak yerden yere vururlar.
    Oysaki gayrı ihtiyari sorumluluğu olmamasına rağmen asıl olan vazifesi “Aracın sürücüsüdür,ve birinci derecede “Trafik ve kuralları”na muhataptır.
    Yukarıdaki alıntılarda “deve”de kulak misalidir.Bunun dışındaki işveren,idare,resmi veya gayrı resmi adı her ne ise bütün birimlerin,
    dahi tüm insanların dillerine destan olan,”günah keçileri” konumuna getirilen sürücüler nelerle itam ediliyor olmaları,”Allah’ın kazasından kaderine kaçamamış”
    olmalarıdır.Ben size yine Hak ve Hakikat adına mealen yardımcı olayım acizane
    Allah’u Teala şöyle buyuruyor: “Sadece sermayenizi alın, ne zalim olursunuz ne mazlum olursunuz”(Bakara 279)
    Bu “Şoför’ün Maslahatı”olsun.Ya diyerlerinin maslahatları,onlar neredeler?Onların maslahatları şoföre mal edilir ve üzerinden tasarruf edilirse
    Rabbim hoşnut olmaz.”Zilzal süresi”ni dikkatinize çekerken Rabbimden tüm isanlığa Hidayet vermesini dilerim.Bu dünya sahnesinde mevlam kime ne
    rol vermişse hakkıylada oynamayı nasip etsin.Lider olsanda,idareci olsanda,işçi,amele,kapıcı,şoför olsanda roller pay edilmiştir,ama en iyi rolü
    kim oynamışsa “oscar” dedikleri dünyalık ödül milasi Ahirette de Kazananlardan olmayı dileyelim.Dualar müşterek olup birbirimize yüklenme yerine dua edelim.
    mesutca(özlü)yorum.

  31. Y E T E R !
    Gün geçmiyorki,birileri ,bir yerlerde ,birileri adına ,bir şeyler menfaatine kim kime neden ,niçin yazdığını bilmek istemiyorum.M.Akif tabiriyle “iki yüzlü insanları sever oldum.beş yüzlü insanları gördükçe”
    HODRİ MEYDAN diyorum.
    BİR YÜREK çıksın ve halk ile sürücülerin Zulmünü inkar etsin.
    İTİRAF ETSİNLER !Zulme uğrayan iki kesimin birbirlrine düşürülmek istendiğini
    KOBAY MAYMUN larına dödüğümüzü;
    PERDE ARKASINDAN ,YIKIK DUVARDAN EŞEK gibi durmayın.
    VARSA YÜREĞİ olan ÇIKSIN,HODRİ MEYDAN diyorum.DİLİ MÜ’MİN KALBİ ŞEYTANDAN
    ÖZÜ DOST;SÖZÜ DÜŞMANDAN
    HERKESİN KAHRI ÇEKİLİR AMA
    BEN DAVASIZ MÜSLÜMANDAN USANDIM
    yeter artık ! Bu günah çeçisi Sürücülerin üzerinden tasarruf etmeyin:
    KENDİ YÜREĞİNİZİ KOYUN ORTAYA kendi rollerinizi bizlere oynatmayın.

  32. antkart çıkaranlara laf atanın ta…
    adam akıllı konuşun.(bana cevap yazmak isteyen varsa önce adresini versin)

  33. bence bu antkart çok saçma aldım ama alamayanlar nasıl otobüse bincek artık para geçmio nasılsa.geçen gün dershaneyle parka gidiorum melis die bi arkadaşım var antkartını cüzlanını ewde unutmuş benden çektirdi

  34. bu antkar çok ii bişi para taşıtmıo

  35. Antalya’da Antkart Rezaleti
    1. mesutca(özlü)yorum
    01 Haziran 2008 Saat 10:07
    aycan kardeş’e
    ancak bu kadar ifade edilir,sen demişsin fıkra diye ama tarih tekerrür ediyor,buda yaşanılan bir gerçektir.dahası aradaki adamlar çoğaldı,zannetmeki iş hızlandı.Avrupanın en hızlı cihazları diye,aşırı yağmur ve sıcaklarda kuyrukta nasıl bekleteceğini daha görmediniz.mağrurlu bir şekilde kartın çıkacak ve pardon!ay olamaz!yeni yükletmiştim!Yetersizmi ? inanmıyorum.
    ya bu insanları sömürdüğünüz yetmiyormuş gibi,sahtekarlığa yalana dolana da itiyorsunuz.Hadi doğru söyledi ne yapacaksınız? hangi yasayla yargılayacaksınız?Böyle bir suç varmı?varsa cezası nedir? itiş bakalım tartış bakalımsonu yine hayra alamet değil,Yahu kardeeeeş ! yağmur da ıslandık,güneşte yandıııııık.diye sesler peşinsıra gelir.Bu muhabbetler biterse yola devam edeceğiz.
    Şunuda göz ardı etmeyin!
    sürücülerin 1.derecede muhatabı olduğu konu “trafik ve kuralları” dır.Başka yönleriyle eleştirmek yanlış adres olur.şöfor üzerinden tasarruf etmeyin.teşekkürler
    2. mesutca(özlü)yorum

  36. Aycan nın Fıkrası
    Padişahın Köprüsü (Fıkra)
    Bir gün veziri padişaha gelerek “Efendim halktan aldığımız vergi yetersiz geliyor yeni bir vergiyi uygulamaya geçirmeliyiz.” der. Padişah’da “Önerin ne?” diye sorar. Vezir: “Köprüye kapı yapalım gelen geçenden vergi alsın.” der. Padişah “Köprüden her geçen vergi verecek.” diye ferman yayınlar.

    Aradan 1 ay geçer ve vezirini çağırıp sorar “Halktan bir tepki var mı” der. Vezir “Yok.” der. Bunun üzerine padişah “Öbür kapısına da adam koyun gelen geçenden vergi alsın.” der.

    ….

    Yukarıdaki fıkradaki misal bizede ne eziyet yapsalar sesimizi çıkartmıyoruz. Ama çıkartmamız gerekir.

  37. iğrenç antkart gereksiz yhaaaaaaa

  38. ben antkartın çok gereksiz olduğunu düşünüyorum

  39. çok kötü

  40. Adı üstünde bu iş zaten doğuştan KART! ve BAYAT! Ancak halkım bunu daha fazla yemiyecek. Tavşanlarım o ottan kartı koklamadı bile. Bilginize!.. :):):)

  41. Bi bak bakalım İCAD EDEN KULLANIYOR MU?

  42. Daha doğrusu biz gibi kullanıyor mu? DAYATMAYLA! Uyan MİLLETİM ve kendi icatlarını kullan. Ya da eski icat paraya devam!!! :):):):):) Dünya ağlancak halimize gülüyor!

  43. DORA ampül patladı zaten! Mum ışığında yaşamaya alışsan iyi olur. Yüzde 21 elektiriğe zam senin mahalleye gelmedi sanırsam. İcadı icad eden Ankart’lı kart beyinlilere ve yakında yakacak mazot bulamayacak olan örümcek beyinlilere müsadenle şimdiden gülmek istiyorum.:D:D:D:D

  44. yaaa bu antkart waryaaa… üç kağıtçı minibüsçüler saf anadolunun bağrından kopan o nenelerimizi ve masum çocuklarımızı gandırıolarr…. yazıg yaaa :D :)

Yorum yapalım

eXTReMe Tracker